Şimdi eskileri arama zamanı. bir hazine avcısı gibi. yada arkeolog gibi mi demeliyim???
O gömdüğümüz mutlulukları yada heyecanları bulma zamanı,öyle ki, tamda hayatımıza layık
olanlar aslında o zamanlar.
Hani neyin ne olduğunu henüz bilmediğimiz, ve düşüncesinin bile şevke getirdiği zamanlar.:)
olmak istediğiniz kişi olmasanız da olduğunuzu kesin olarak zannettiğiniz ve bununla yetinebildiğiniz zamanlar.
Bir şarkının, bir şehrin hatta ne şehri bir sokağın çok uzaklara götürdüğü , İŞTE HAYAT BU! dediğiniz, ağaçların yapraklarını, bir kedinin masumiyetini, kendinize aldığınız bir kolyenin uğurunu, kısa bir dost Ziyaretini törensel kılabilmeyi, denizin kokusunu GERÇEKTEN farkedebildiğiniz zamanlar. ve yaşamın beyninizdeki filmde istediğiniz gibi döndüğü zamanlar.
Hala hatırlayamadıysanız şöyle söyleyelim, hani şu gece olduğunda uyumadan önce yapacak tonla şey bulabildiğiniz, müzik dinlediğiniz, sayfaları karaladığınız, kahve içmek için masanızı topladığınız, ışıkları kapatıp şehrin ışıklarını seyrettiğiniz zamanlar,,,,,
renkleri sevdiğiniz, uğurlu tonla şeyinizin olduğu zamanlarda diyebiliriz..
yanlış yapmadığınız-yapmadığınızı sandığınız:)- zamanlar
Az insan tanıdığınız ama topunu tanımak için kendizi yırttığınız zamanlar (sanki gerekliymiş gibi:))
tamda bunlar gerekli şuan.
Biz derinde sanıyoruz ama aslında o kadar yüzeydeki!
kazmaya başlasak ilk katmanın altında çıkacak hepsi.
Arkeologluktan vazgeçtim, fosil değil bizim insan gibi hissettiğimiz zamanlar,
cidden bir hazine...
Melodimsi...
ELİF ÇETİN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder